| |
|

|
Röportaj: Sanatçı Sabahat Akkiraz ile Alevilik üzerine
|
|
Türkülerin Kadife sesi Sanatçı Sabahat Akkiraz ile Alevilik üzerine Röportaj - Niye ecnebiler çözsün benim sorunumu?
Özverili derleme çalışmalarıyla Türk halk kültürünü kayıt altına aldığı, yurtdışında verdiği konserler, katıldığı uluslararası caz festivallerinde Anadolu'nun sesini duyurduğu için de hayranlıkla izlendi. Yaptığı onlarca albümün yanı sıra, konser kayıtları da tüm dünyada satışa sunuldu ve beğeni topladı. Ben kendisiyle müziği değil, Alevilik inancını konuşmayı tercih ettim.
Hem halktan biri olsun, hem kalpten insin sözler istedim. Güleç yüzlü, sıcakkanlı bir insanla karşılaştım. Alçak volümde, ipeksi bir sesle konuştu. Ne biliyorsa, ne hissediyorsa onu anlattı. Ayrılırken de boynundaki ipek fuları benim boynuma taktı. Bazı sorularıma cevap alamasam da üstelemedim, yorum farklılıklarımızın altını çizmemeye, onu incitmemeye gayret ettim. Hepimiz kendi ütopyamız içinde yaşıyoruz. Ve yaşayabilmeliyiz. Çünkü kendi inanç özgürlüğümüzün teminatı, başkalarınınkini korumaktan geçer...
|
|
Eklenme-Tarihi: 30.12.2008 Saat: 22:02 | 732 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya ile Röportaj
|
|
Kesik kolun yerindeki boşluk Bölgemizden Gazeteci Hasan Karaman'ın, Ahmet Kaya'nın Eşi Gülten Kaya ile Yaptığı Özel Röportajı
• Ahmet Kaya ile nasıl tanıştınız? İlk gördüğünüzde onun hakkında ne düşündünüz?
Ahmet’le müziğin mutfağında, bir ses kayıt stüdyosunda tanıştık. Bu tanışmadan önce onun sadece ilk albümü ‘Ağlama Bebeğim’ çıkmıştı ve ben onu tanımadan bu albümü dinlemiştim. O albümün kapağında hafif bir illüstrasyon vardı ve orada üniversiteli bir genç adam gibi algılanıyordu. İlk karşılaşmamızda ciddi bir şaşkınlık yaşadığımı anımsıyorum, zira kocaman bir adam vardı karşımda ama açıkçası çok da yakışıklıydı.
• Ahmet Kaya bir ödül töreninde Kürtçe klip ve şarkı yüzünden ‘vatan haini’ ilan edildi ama şu anda Türkiye´de Kürtçe şarkı söylemek en azından şimdiki koşullarda daha serbest. Sizce bu adil bir davranış mı ?
Bu ülkede adalet, sanırım en çok telaffuz edilen ve bir o kadar da içi boşaltılan kavramlardan biri olmaya başladı şu son 10 yılda. Ben Kürtçe şarkılar üzerinde bir ‘serbestlik’ olduğunu henüz gözlemlemiş değilim. Bir halka ve diline yapılan saygısızlık ve yok sayış tavrı aynı şekilde ve aynı ‘resmiyet cübbesi’ içinde karşımızda duruyor.
|
|
Eklenme-Tarihi: 06.08.2008 Saat: 22:31 | 4911 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Bölgemizden Araştırmacı Yazar Bese ASLAN ile Kültürümüzü konuştuk
|
|
Kürtler, Kürt Aleviler binlerce yıllık ezilmişliklerine, yok sayılmışlıklarına rağmen hala kendi dillerinde bir ifade alanı buluyorsa bu dengbêjlerin, pirlerin, ozanların sayesinde olmuştur.
Kürt Alevilerin binlerce yıllık ezilmişliklerine rağmen dengbêjlerin, pirlerin ve ozanların sayesinde ayakta kaldığını savunan araştırmacı yazar Besê Aslan, Maraş’ta ise Alevilik kültürünün kaybolmakla yüzyüze olduğunu kaydetti. Elbistan’ın Kürt köylerini gezen Besê Aslan, yörede bulunan 6 Alevi Kürt pirlerinin seslerini, deyişlerini, kılamlarını ‘Pirler Divanı’nda topladı. Besê Aslan ile ‘Pirler Divanı’nı, Maraş yöresinde Kürt Alevi kültürünü ve kılamları ve efsaneleri nasıl derlediğini konuştuk.
|
|
Eklenme-Tarihi: 25.07.2008 Saat: 16:15 | 982 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Sanatçı Kutsal Evcimen ile Söyleşi
|
|
2000 yılında Cem ve Kutsal (Dağlar Kızı) adlı albümüyle müzik piyasasına Merhaba diyen ve 2003 yılında Ahuzar adlı solo albümünü hazırlayan Halk müziğinin genç seslerinden Kutsal EVCİMEN ile alxas.net ÖZEL söyleşi
Sanat hayatınız nasıl başladı?
Tokat doğumluyum. Fakat İstanbul’da yaşıyorum 1995'de İstanbul'da konservatuara gittim.2001–2002 yıllarında mezun olduktan sonra birçok radyo ve TV lerde programlarım oldu. Bunlardan en önemlisi Japonya'daki Asya festivali adı altındaki konserlerdir. Dağlar kızı ve Ahududu adlarında albümlerim var. 2001'den itibaren Kutsal Evcimen Müzik Merkezi adı altında eğitim vermekteyim.
Müzik hayatım bağlama çalarak başladı. Erdal ERZİNCAN'ın desteğiyle bir dizi konserde kendimi buldum.
Neden Türkü? İleride değişik tarzlarda özgün eserlere yer vermeyi düşünüyor musunuz?
Çalıp söylenen bir ortamda doğduğum için türkü'ye önem verdim. Özgün müziği pek samimi bulmuyorum bu benim kişisel görüşüm Türküleri daha samimi
|
|
Eklenme-Tarihi: 23.06.2008 Saat: 14:23 | 802 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Olaylı 1 Mayıs'ların Görgü Tanıklarıyla Söyleşi
|
|
1977 1 Mayısı’nın üzerinden 31 yıl geçti. İşçi sınıfı ve örgütler yeniden Taksim’e çıkma hazırlıkları yaparken O günü yaşayanlarla sohbet ettik.
O dönemde işçi sınıfının durumundan biraz bahseder misiniz?
Veyis İncesu (Böhler Sert Maden Fabrikası Baştemsilcisi): Demokratik kitle sendikaları olarak, özellikle DİSK’te örgütlü sınıf hareketini bir lokomotifi olarak görüyorduk ve o tarzda bir eğitim, emek-sermaye çelişkisinin çok keskin olduğu bir süreçte, -tabi demokratik kitle örgütlerinin de öne çıkması ve tabii sınıf bilinciyle donanırsa ancak- başarılı olacağına inananlardandık o dönemde.
Bilgimiz oranında, yeteneğimiz oranında, gücümüz oranında işçi sınıfına katkı sunmak, önderlik konumuna, eğitim alarak, bilinçli bir sınıf hareketinin eğitimini alarak, bu hareketin ezilen insanların, sömürülen insanların sınıf hareketi içindeki örgütlü gücü olan sendikalar içinde örgütlenmek durumundaydık ve örgütlendik 1970’te.
|
|
Eklenme-Tarihi: 25.04.2008 Saat: 23:31 | 812 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: İki asrın çınarı Mehmet Yüksel Dede ile bir akşam sohbeti - Son Bölüm
|
|
Hüseyin Aldoğan Araştırmacı Yazar & Koordinatör Sinemilli Baba Şemsik ve Şığraş Baba Pir Ocağı Evladı Kahramanmaraş / Pazarcık
İki asrın çınarı Mehmet Yüksel Dede ile bir akşam sohbeti 3.Bölüm H.A - Dedem Elbistan’da Cumhuriyet döneminde annenizin dışında otorite olmuş kimler vardı. Toplumda öne çıkmış?
M.Y.D.- Döna Kalandar ( Halil Öztoprak’ın kız kardeşi), Okumuş Kuran’a çok iyi hâkimdi. Bunun dışında evin içerisinde Osmanlıca; köy içerisinde de otoriter olanlar vardı. Ama ilim olarak pek öne çıkan yoktu.
(Eşi)- Kaynanamda bir şey vardı; ama kayınbabam Hüseyin de hiç demiyordu ki bunlara da bir şey öğretelim. Göstermedi. Aman konuşmayın kaynın ana oturuyor gibi telkinlerle uyarırlardı. Gizli konuşun ayıptır büyüklerimiz oturuyor. Pazarcıktayız dedeye saz verdiler. Dedi-ler anne sende söyleyeceksin. Yok kurban, dedim biz ondan mahrumuz. Neden hep eski anlayıştan. Yok söylemeyin, yok ayıptır diye diye öyle kaldık. Mehmet söylerdi, bende öyle dinlerdim. Niye beraber söylemeyelim.
|
|
Eklenme-Tarihi: 23.04.2008 Saat: 14:31 | 1261 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: İki asrın çınarı Mehmet Yüksel Dede ile bir akşam sohbeti - 2.Bölüm
|
|
Hüseyin Aldoğan Araştırmacı Yazar & Koordinatör Sinemilli Baba Şemsik ve Şığraş Baba Pir Ocağı Evladı Kahramanmaraş / Pazarcık
İki asrın çınarı Mehmet Yüksel Dede ile bir akşam sohbeti.
H.A -Sizlerin siyasi dönemlere ait düşüncelerinizi de öğrenmek istiyorum. Sizler bu dönemleri de yaşadınız. Bu dönemler özellikle Menderes ve 27 Mayıs İhtilalini yapan Cemal Gürsel dönemleriydi. Adnan Menderes dönemindeki yapıyla, ihtilal yapıldıktan sonraki o dönem de Aleviler biraz daha rahat değil miydiler?
Biraz daha özgür olarak ibadet yapabilme konusunda bir şeyler, olumlu değişmeler oldu mu?
M.Y.D.- Efendim Cemal Gürsel Alevilere tam bir miman oldu. Hattta Alevi olduğu söyleniyordu. Adnan Menderes gittikten sonra onun yaptığı ihtilal, Aleviler bir rahatlık bir ferahlık verdi. Ondan sonra Aleviler şehre geldiler. Ondan sonra ortaya çıktılar. Fakat adam yaşamadı, yoksa çok rahat bir devir geldi.
H.A -Dedem izah ettiğiniz gibi Aleviler için iyi bir dönemmiş. Bir nevi Alevi gençliğinin eğitiminin de önünü açmış. Çok çok rahat bir devirmiş. Fakat yetmiş dörtlere geliyoruz. Bu dönem artık Alevi gençliğinin dedelik müessesine karşı bir cephe aldığı bir dönem oluyor. Özellikle de 68 kuşağı. Sizin bu konuda fikriniz ne
|
|
Eklenme-Tarihi: 19.03.2008 Saat: 13:41 | 1442 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Yöremiz Sanatçılarından Ozan Garip Dost ile röportaj
|
|
Yöremizin Değerli Ozanlarından Ozan Garip Dost ile arkadaşımız Hüseyin Mirza Karagöz’ün yaptığı Söyleşi...
Sayın Garip Dost, 24 Aralık akşamı İsveç'in Uppsala şehrinde Elbistan - Tavkirarlılar gecesine katıldınız. Bizleri kırmayarak gelip halkımızla buluşarak gecemize şeref verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Halkımız sizi daha yakında tanıma fırsatı buldu. üye ve ziyaretçilerimize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Size ve Tavkirar Halkına, üyelerine ve okuyucularına, kısacası yüreğini klamları, stranları ve türküleri paylaşmaya açan tüm dostlara 'merhaba' diyerek söze başlamak istiyorum. Her zaman belirttiğim gibi Akçadağlıyım, Kürecikliyim, Elbistanlıyım, Pazarcıklıyım, Sarızlıyım, kısacası Anadoluluyum. Gecenizde de Tavkirarlıydım.
Ben Akçadağ, Dicle ve Ladik Öğretmen Okullarından okudum. Uzun zamandan beri Almanya'da yaşamaktayım. Öğrencilik yıllarımda amatörce yürüttüğüm Kültür ve Sanatsal çalışmalarımı, Almanya'da profesyonelliğe taşıdım. Halen yaşamımı ve çalışmalarımı
|
|
Eklenme-Tarihi: 20.02.2008 Saat: 22:41 | 1673 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: İki asrın çınarı Mehmet Yüksel Dede ile bir akşam sohbeti - 1.Bölüm
|
|
Hüseyin Aldoğan Araştırmacı Yazar & Koordinatör Sinemilli Baba Şemsik ve Şığraş Baba Pir Ocağı Evladı Kahramanmaraş / Pazarcık
İki asrın çınarı Mehmet Yüksel Dede ile bir akşam sohbeti Kahramanmaraş Elbistan Kantarma Doğumlu) Anadolu dedeliğinde günümüzde yaşayanlar ve kaybolanlar.
20. Yüzyılın Alevi gelenek ve göreneklerinden bizlere kalanlar...
Akşamın kızıl güneşinin batımıyla birlikte başlayan yolculuğumuz, buluşacağımız mekânın görkemli yapısının önünde sona erdi.. Katlarını bir bir çıktığımız apartmanın asansörü on iki yazılı katta durdu.
Ben ve arkadaşım dede Hasan Soysüren’i kapıda karşılayan misafirperver genç bay ve bayan bizleri salona aldı. Karşımızda bir altmış, altmış beş boylarında Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından kalan köylü şapkası, Anadolu’ya has giysi olan şalvarı ve küçük gözlüklerinin ardındaki yaşlı bakışlarıyla bizleri süzen bir çınar duruyordu. Sıcak bir tebessümle bizleri karşılayan ev sahibi hoş bir sesle buyur etti.
Sohbetimiz önce kendisini tanımak için yönelttiğim soruyla başladı.
|
|
Eklenme-Tarihi: 31.01.2008 Saat: 20:30 | 1094 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Alınteri, Dizelerle Buluşunca..
|
|
O, İçimizden Binlerce Gurbetçiden biri.. İşçi, Şair, Yazar.. Ali Çarman; Ahmet Dümrül ile sizin için konuştu.
Daha güzel bir yaşam için ‘el kapılarına’ düştüğünden bu yana zaman, su gibi aktı. Hiç kimse farkına varmadı dense yeridir. Dünyanın bir yerlerinde insanlar açlıktan kıvrandıkça, yeryüzünde haksızlıklar, Savaşlar ve sömürü düzeni devam ettikçe de daha çok insan oradan oraya göç eder.
Göç devam ettikçe göç üzerine söylenenler, yazılanlar eksilmez. Zira göçe zorlananlar koptukları ülkeden, hiç tanımadıkları bir başka ülkede yaşam kavgasına en ağır ve en zor koşullarda katılmaktalar.
Gelenler, sazlarıyla, sözleriyle ve türküleriyle geldiler.
|
|
Eklenme-Tarihi: 20.09.2007 Saat: 13:41 | 1002 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Yöremizden Genç Derlemeci-Yazar Bese Aslan ile Röportaj
|
|
Maraş’ın Elbistan yöresindeki deyişleri bir albümde toplayan genç derlemeci Besê Aslan’la yok olmak üzere olan kültürler üzerine konuştuk...Besê Aslan, genç yaşına rağmen Elbistan yöresinde söylenen Alevi deyişlerini “Xema Çel Meqami/Kırk Makamlık Efkar” isimli derleme çalışmasında bir araya getirdi.
Dört yıllık emeğin ürünü olan albümde, kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürün son tanıkları olarak nitelendirebileceğimiz yaşlıların dilinden, geçmişten günümüze taşınmış değerlerin; stranın (şarkı), deyişin, masalın, kilamın (destan), ağıtın dile getirilişi, gelecek kuşaklara bırakılan bir miras niteliği taşıyor. Güvercin Müzik tarafından yayınlanan derlemeyi Aslan, bölgeye, kültüre ya da dile yabancı olanların biraz bilgi sahibi olması için bir kitapçıkla sunuyor. Kitapçıkta eserleri seslendiren insanların hayat bilgileri ve fotoğraflarının yanı sıra seslendirilen eserlerin Kürtçe ve Türkçe açıklamaları da yer alıyor. Bu önemli ve kalıcı derlemeyi hazırlayan Besê Aslan’la ‘Kırk Makamlık Efkar’ı konuştuk.
Röportajın devamı ve Albümden Tanıtım MP3 lerini Dinlemek İçin Tıklayınız
|
|
Eklenme-Tarihi: 11.08.2007 Saat: 01:22 | 2329 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: İngilterede ki gurur Bel.başkan yardımcısı, Sevdilli Dilek DOĞUŞ ile Söyleşi
|
|
Kısa bir süre önce İngiltere/ Londra'da Kürt ve Turk toplumunun yoğun olarak yaşadığı Haringey'de genç yaşta Haringey Belediye Baskan Yardımcılığı görevine getirilen Elbistan Sevdilli köyü doğumlu Dilek Doğuş ile erken gelen başarısı, yaşanılan sorunlara dair dost site tawdilo.com un yaptığı söyleşiyi paylaşıyoruz.
Başlangıç olarak bizlere kendinizi anlatır mısınız?
1979 Elbistan Sevdilli doğumluyum. Çocukluğum doğduğum yer Sevdilli’de geçti ve ortaokul son sınıfına kadar Sevdilli’de okudum.90 yıllarda Genel olarak yöre insanları, farklı yerlerde çalışırlardı. Ben 9 yaşındayken babam İngiltere’ye gitti..Bizlerde 1991 yılında ailece İngiltere’ye geldik.
Buraya geldikten sonra eğitiminize nasıl devam ettiniz? Ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
Türkiye şartlarına göre okula erken başladım. İlkokula başladığımda yaşım 5’di.Buraya geldikten sonra ortaokuldan devam ettim eğitimime. Kardeşim İlk okuldan başladı. Bizler direk sınıfların içerisine konulduk. Haydi İngilizce öğreniyoruz diğer çocuklar ile.İlk donemler baya bir zorlandım ama o dönemler öğrenmek, adapte olmak daha kolay oluyor galiba..
|
|
Eklenme-Tarihi: 05.07.2007 Saat: 12:50 | 1460 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Ünlü Tiyatro Sanatçısı - Tiyatro Avesta kurucusu Aydın ORAK İle Söyleşi
|
|
Okulda yerli mallarında oynadığın kısa skeçlerden bugüne epey zaman geçti. O günün Aydın Orak’ı skeçten tiyatro oyuncusu olacağını kestirmişmiydi kendisinde. Mesela benim kafamda yazmak diye bir şey yoktu ilkin herkesin klasik ütopyasındaydım ve idealim bir futbolcu yada sesimin güzel olmamasına rağmen ses sanatçısı olmak gibi. Yani nede olsa ulusal bilinç olmadan önce birazda iletişim araçlarının manipüle ettiği ve şekillendirdiği kimliksiz kişilerdik.
Sende bu serüven nasıl olgunlaştı birazda anılardan hareketle bunu değerlendirir misin? İlk başta organizeli bir şekilde olmayan bu skeçlerden hangi muhtevaya daha yatkındın, komedi, trajedi vs...?
İlkokuldaki yerli mallarında okul müdürünün taklitini yaparak yaptığım skeçler beni şimdiki tiyatrocu kimliğine getireceğini hiç düşünmemiştim ve tiyatrocu olmak gibi de bir idealim yoktu. İlginç ama o dönemde kendime hedef olarak seçtiğim bir idealim yoktu. Yani idealleri peşinde koşan bir çocuk değildim. Sanırım idealler benim peşimden koşuyordu. Bu ideallerden bir tanesi de tiyatroymuş. Yatıllı okulda okuduğum için, içine kapanık ve pek konuşmayı sevmeyen bir öğrenciydim. Çünkü gerek aile, gerek sistem, gerekse de okulun baskısı toplum olarak beni ve benim gibi çoğu insanı içine kapanık, utangaç ve kendini ifade etmede zorlanan insan tiplemelerini ortaya
|
|
Eklenme-Tarihi: 10.01.2007 Saat: 10:52 | 2879 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Yeni Köşe Yazarımız Şair Ahmet DÜMRÜL ile Röportaj
|
|
Ahmet Dümrül'ü tanıyabilir miyiz?
Ahmet Dümrül: K. Maraş''ın Pazarcık ilçesinin küçük Üngüt köyünde zor geçinen bir Ailenin çocuğu olarak 1948''de dünyaya geldim. Türlü olanaksızlıklar yüzünden ilk Okulu ancak bitirdim.
O gün bu gün nerde bir kitap bulsam almadan rahat edemem. Bu kadar yoksulluğa rağmen Çocukluğumda bile kitap okumadığım gün olmazdı. Ortaokul ve Lise öğrencileriyle Arkadaşlık eder hep yeni arkadaş arardım okuyan kesimde.
Eski Halk ozanlara ilgim artıkça artı. Nesimin, Pir sultanin, Halacın, Karacaoglanin, Yunusun, Bedrettin''in, Köroglunun daha birçoğunun hayranı olmuştum.
Halk ozanlar ilgim artıkça yolsuzlukları, haksızlıları daha net görmeye başladım. Yüreğimde isyan fırtınası uyanmaya hazırlanıyordu. Beni rahat bırakmıyordu. Yavaş Yavaş şiir yazmaya başlamıştım. Henüz 12–13
|
|
Eklenme-Tarihi: 09.12.2006 Saat: 23:45 | 1773 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Kazakistan'da Çalışan İşçi arkadaşımızın ağzından Kazakistan Olayı
|
|
Sevgili arkadaşlar 20.10.2006 Cuma günü Kazakistan da yaşayan Emekçi İşçilerimize yapılan çirkin olay ile ilgili arkadaşımız Bektaş BAKIR’ın Kazakistan'da çalışan ve Türkiye'ye dönen Cuma ÜLGER ile yaptığı Röportaj
Sevgili Cuma öncelikle geçmiş olsun.
Cuma: Teşekkür ederim…
Kazakistan’a giderken duygularınız nasıldı neler düşünüyordunuz?
Cuma: Kazakistan’a gurbetçi olduğumuz için bir ekmek parası için gittik elbet orada adına gittiğimiz ENKA adlı şirketin güvencesiyle gittik
Ne kadar süredir orada bulunmaktasınız?
Cuma: Yaklaşık 5 aydır oradayım
Tahminen orada kaç Türk işçisi vardı ve olaylardan sonra halen orada bulunan Türk işçisi var mı?
Cuma: Kazakistan da ENKA Şirketinde yaklaşık 1800 ile 1900 arası Türk işçisi
|
|
Eklenme-Tarihi: 26.10.2006 Saat: 13:52 | 2448 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
|
Röportaj: Değerli Sanatçı Nurettin RENÇBER ile Özel Röportaj
|
|
Nurettin Rençber’i Birde Kendi Ağzından Tanıyalım... Bize kendinizden bahseder misiniz?
Ben Adıyamanlı bir alenin çocuğu olarak 1960 yılında mersinde doğdum. Çocukluğumun bir kısmı Adıyaman bir kısmı mersinde geçti. Liseye kadar mersinde okudum. 2 yıl fabrika işçiliği yaptım. Daha sonra üniversite sınavlarına katıldım. 1981 de Ankara üniv. Dil tarihi felsefe bölümünü kazandım. 1985 de bitirdim ve 1988 de felsefe öğretmenliğine başladım.2000 yılında öğretmenliği bıraktım ve 12 yıl içinde 4 albüm yaptım şuanda 7 albümümü hazırlıyorum.
İlk görev yeriniz?
İlk görev yerim Trabzon. Daha sonra Eskişehir, çorum, Kırşehir Anakarada görev yaptım. Bu süre içinde müziğe devam yaptım. Hatta ilk albümüm “Kalbimdeki yangın” adlı albümü Çıkardığımda
|
|
Eklenme-Tarihi: 01.09.2006 Saat: 17:12 | 2214 kere okundu | Devamı...
|
|
|
|
Sayfa 1 | sonraki Sayfa >
(Toplam 2 Sayfa bulunmaktadır)
|
|
|
|
|
Günün Sözü
|
|
|
|
|
Üye & Ziyaretçi Bilgileri
|
Ziyaretçi Sayısı:
|
|
Dün:
|
461 |
|
Toplam:
|
1.342.300 |
|
|
|
|
En son ziyaret edenler
|
SONGÜL DOĞAN: 19 dakika önce
HasanCetin: 3 saat, 40 dakika önce
X-O-R-T-O: 12 saat, 46 dakika önce
NEWSTAR: 14 saat, 40 dakika önce
ahmetdumrul: 14 saat, 54 dakika önce
hh_sahin: 21 saat, 38 dakika önce
Bavo: 1 gün, 3 saat, 11 dakika önce
reyhanbaris: 1 gün, 9 saat, 37 dakika önce
mehmet şeker: 1 gün, 14 saat, 11 dakika önce
yolaçaninş: 1 gün, 14 saat, 14 dakika önce
berjin: 1 gün, 17 saat, 15 dakika önce
|
|